Ofisini değil, bakış açını değiştir!

Gayrimenkul sektörünün “göçebeleri” var. Her üç ayda bir yeni “yuva” kuranlar.  

3 ay bir ofiste. 5 ay başka bir ofiste. Olmadı başka markada. Düzenli olarak “yeni başlangıç postları” paylaşanlar.

Eminim ki her ayrılış hikayesinin kendince bir nedeni var. En çok karşılaşılanlar: Ofisi yetersiz görme, motivasyon eksiliği, paylaşım oranları, maliyetler vs.

Gerçekten sebepler bunlar mı? Ben kök nedenin bunlar olduğunu düşünmüyorum. Ayrıldığı her ofisin kötü, başarısız, yetersiz olması mümkün değil. Bu durum ayrıldıkları ofislerin yetersizliğini değil, ofis seçimlerinin hatalı olduğunu gösteriyor.

Sürekli yer değiştirmek gayrimenkul danışmanının itibarını zedeler. İstikrarsız, güven vermeyen bir tutumdur. Bu danışmanın iş sonuçlarına da yansır.

Peki neye göre ofis değiştiriyor, neye göre seçiyoruz? Bu sorulara gerçekçi bir bakış açısıyla cevap vermekte fayda var.

Eğer yine bir ofis değişikliği arifesindeyseniz, bu kez kendinize şu soruları sorun:

  1. Değişiklik ihtiyacı bir kaçış mı yoksa bir strateji mi?
  2. Yeni ofisten tam olarak ne bekliyorum? Daha güçlü liderlik mi? Daha az baskı mı? Daha iyi ekip mi?
  3. Bu defa neyi farklı yapacağım? Sadece ofisi değiştirmekle yetinmeyip, davranışlarımı da değiştirecek miyim?
  4. Gerçekten ofis mi beni kısıtladı, yoksa ben mi sistemimi kuramadım?
  5. Ben nasıl bir ofis kültüründe başarılı olurum?

Siz kendinizi tanırsanız, doğru ofisi bulursunuz.

Yeni bir ofise geçmeden önce, kendinize olduğu kadar görüştüğünüz ofislere de doğru soruları sormayı ihmal etmeyin. Doğru ofis, sadece iyi görünen değil, sizin beklentilerinize hizmet eden ofistir.  Peki, bu durumda ofis görüşmelerinde neler sormalıyız? Bu da bir sonraki paylaşımımın konusu olsun. Unutmayın; kararlı, istikrarlı ve başarılı bir şekilde işimizi yürütecek sistemi kuramıyorsak, değiştirmemiz gereken ofis değil, belki de bakış açımızdır.

Yorum bırakın